|
HÜSEYİN KÖMÜR tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 06 Şubat 2010 15:33 |
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Dr. Reşat Doğru, Milliyetçi Hareket Partisi tüm tahrik ve tuzaklara rağmen demokrasi mücadelesini sonuna kadar sürdürecek, Milletimizin esenliği ve birliği için hak bildiği yoldan asla dönmeyecektir.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Dr. Reşat Doğru, “ Milliyetçi Hareket Partisi Milletimizin esenliği ve birliği için hak bildiği yoldan asla dönmeyecektir.” Dedi. AK Parti’nin Ülkeyi içinden çıkılmaz bir kaosa sürüklediğini söyleyen Doğru, şu ifadelere yer verdi: “Son üç gündür ülke gündemimizi meşgul eden TBMM Genel Kurulundaki olaylar ne yazık ki AKP' ye mağdur rolü oynamak için yeni bir sahne ortamı oluşturmuştur.
Konuşmacı olarak kürsüde yer alan Kırıkkale Milletvekilimiz Sn. Osman DURMUŞ' un kendisine ait olmayan, kendi partilerinin eski il başkanı, yeni İl Genel Meclisi üyesi bir yetkilisi tarafından söylenen sözü ortaya atmasıyla çıkan gerginlik şüphesiz hepimizi üzmüştür.
Sayın Osman DURMUŞ, hükümetin çalışmalarını tenkit ederken AKP Grubundan ağır sözlerle laf atmalar olmuştur. AKP Grubunun Başkanvekili cevabi konuşmasında saldırılarına devam etmiştir.
AKP Grup Başkanvekili yaptığı konuşmasında MHP Eski Milletvekili Sn. Nesrin ÜNAL' ın başını açarak Meclise girdiğini ağır sözlerle eleştirmiştir. Bunun üzerine söz alan Sayın DURMUŞ, başörtüsü meselesini AKP' nin çözmediğini, hatta bu yüzden Başbakan' ın eşinin bir hastaneye alınmadığı bunun sorumlusunun hükümet olduğunu söylemiştir.
Yaşanan gerginliğin ardından Mecliste Genel Kurul Salonundaki olaylar, yandaş medya tarafından, partimize yönelik tek taraflı olarak çarpıtılmış, adeta AKP yi masum gösterme yarışına girilmiştir.
Ülkemizin geldiğinden bu güne içinden çıkılmaz bir kaosun içine sürükleyen AKP Hükümeti yaşattığı yoksulluğu, yolsuzluğu gözlerden kaçırmak için dört elle sarıldığı istismara yeniden başvurma yoluna gitmiştir.
Genel Kurulda sözü edilen “ikinci Peygamberimiz” sözü Aydın AKP İl Genel Meclisi Üyesine aittir. Bu sözlerin görüntü kayıtları da mevcuttur. Zaten ilgili üyenin Ankara ya gelip istifasını vermesi bunun bir ispatıdır.
AKP yöneticileri ve yandaş medya MHP'yi Başörtüsü karşıtı olarak göstermeye çalışmaktadır. Unutulmamalıdır ki 2007 yılında Başörtüsü yasa tasarısına destek veren tek parti MHP'dir. Başörtüsü ile ilgili 10. madde bizim desteğimizle kanunlaştı. Ancak bu kanuna paralel olarak Üniversitelerde Kılık Kıyafeti düzenleyici 17. madde üzerinde anlaşma yapılmasına rağmen AKP tarafından engellenerek Genel Kurula getirilmemiştir.
Sonuçta Anayasa Mahkemesi başörtüsü ile ilgili bu kanunu iptal etti. Hâlbuki Yüksek Öğretimle ilgili 17. madde değiştirilseydi iptal edilmeyecekti.
Başörtüsünü çözeceğim diyerek halktan oy isteyen ve 8 yıldır iktidarda bulunan hükümetin bu sorunu, Mecliste Kanun değiştirecek yeterli sayıda çoğunluğa ve Partimizin de desteğine rağmen hala çözememiş olması akıllarda soru işareti bırakmaktadır.
Ortada çok büyük bir yanlış vardır. 2 yıl önce başbakana yakıştırılan sıfatın karşılığında o zaman uygulanması gereken yaptırım, neden şimdi yapılıyor? Biz ortaya çıkarmasaydık Sayın Başbakan hala aynı sıfatla mı nitelendirilecekti?
Milliyetçi Hareket Partisi, hiçbir zaman halkın milli ve manevi duygularını istismar etmemiştir. Hiçbir zaman da etmeyecektir. Başbakan'ın eşi neyse, başı kapalı olduğu için okula alınmayan kız kardeşimiz, tören salonundan dışarı çıkarılan öğrenci annesi de bizim için aynıdır. Bugün AKP mağdur rolü oynayarak, mağdur insanları istismar etmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi tüm tahrik ve tuzaklara rağmen demokrasi mücadelesini sonuna kadar sürdürecek, Milletimizin esenliği ve birliği için hak bildiği yoldan asla dönmeyecektir.”
|