Tokat Milletvekili Dr. Şükrü Ayalan Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Habip Soluk’u Tokat’ta yapımı devam eden karayolu çalışmaları ile çözüm bekleyen hava ulaşımı konusundaki konuları yerinde görmek üzere Tokat’a davet etmişti.
CUMARTESİ GÜNÜ GELDİ
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Habip Soluk Cumartesi günü Tokat’a ziyaretini gerçekleştirdi. Tokat’ın en güncel sorunları haline gelen çevre yolu yapımı karayolu bağlantıları ve Çevre yolunun tamamlanması gibi konularda çalışmaları yerinde incelemek üzere Tokat’a gelen Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Habip Soluk, bu konularda önemli açıklamalarda bulundu.
Müsteşar Habip Soluk öncelikli olarak Tokat Valiliği makamına geçti. Vali Şerif Yılmaz başta olmak üzere Tokat Milletvekili Dr. Şükrü Ayalan, Belediye Başkanı Doç. Dr. Adnan Çiçek, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Muhlis Yeşilyurt ziyarette bulundu.
Valilik ziyaretinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunuldu. İlk olarak Vali Şerif Yılmaz söz aldı ve Tokat’ta çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vali Yılmaz şunları söyledi:
VALİ YILMAZ’DAN TEŞEKKÜR
“Sayın Müsteşarım, Sayın Vekilim, değerli arkadaşlar. Bugün Sayın Ulaştırma Müsteşarımız sağ olsunlar kısa sürelerle ilimizdeki Ulaştırma Bakanlığı ağırlıklı olarak Karayolları ve Havayolları ile ilgili denetlemelerini, ziyaretlerini ve desteklerini hiçbir zaman esirgemediler. Kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Tokat’ın belki de dünyaya açılımı ile ilgili en önemli rollerden bir tanesi yol ağımızın Türkiye standartlarına ulaşması. Onun için Sayın Müsteşarın burada olmadığı dönemlerde de Tokat’la ilgili her türlü desteği ve talimatları ile vakıf olduğu için ben kendisine teşekkür ediyorum.”
MÜSTEŞAR SOLUK:
“TOKAT’TA YAPILANLAR…”
Vali Yılmaz’ın ardından Müsteşar Habip Soluk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. “Tokat’ta Sayın Şükrü Ayalan Vekilimizin Ulaştırma ile ilgili işleri yerinde incelememiz üzerine bir talebi oldu. Biz de görevimiz icabı Sayın Vekilimizin davetine icabet etmek için yola çıktık ama açık söyleyeyim karşımda böyle kalabalık bir basın grubunun olacağını da hiç düşünmemiştim.” Diyerek gördüğü ilgiden memnuniyetini dile getiren Müsteşar Soluk sonrasında şunları söyledi:
“Hayırlısıyla sizlerin aracılığı ile öncelikle Anadolu’nun insanlarımıza yurt olmaya başladığı dönemlerden itibaren çok eski bir yerleşim alanımız olan Evliya Çelebi’nin ifadesiyle de içinden sular akan, bağı bahçesi olan şirin bir ilimize gelmekten ayrıca da bu ilin komşusu olan Sivas doğumlu olmamdan dolayı da benim için ayrı bir önemi var. Malumunuz olduğu gibi Anadolu’ya sebze ve meyve ulaşım nedeniyle çok gelmiyordu. Genelde bunlar uzun yolculuk ve imkansızlık nedeniyle bozulduğu için bizim Sivas’ımızın bu ihtiyacını Tokat karşılıyordu. Dolayısıyla şunu açıklıkla ifade edebilirim ki sebze meyve olarak biz, Tokatlı’nın alın teri el emeği göz nuruyla, her ne kadar bedeli karşılanmış olsa da gıdamızı temin ediyorduk. Bu bakımdan da Tokat benim için ayrıcalığı olan bir yer. Dolayısıyla ben sizlerin aracılığıyla tüm Tokatlı saygıdeğer insanlarımıza selamlarımı saygı ve sağlık dileklerimi iletiyorum.
Sayın Şükrü Ayalan vekilimiz bizi davet ettiğinde ben kendileriyle görüşerek Tokat’taki 7 milletvekilimizle de görüşerek Tokat’la ilgili bizim Ulaştırma Bakanlığı olarak ne gibi eksikliklerimiz var, talebiniz ne olur, ben Tokat’a bir nevi işlerimizi kontrol amaçlı gideceğimi ifade ettiğimde Sayın Vekillerimizin bizden bir takım talepleri oldu. Tabiî ki bu talepler bizim üzerinde çalıştığımız işlerimizdi. Ben Tokat İl sınırları içerisindeki Ulaştırma Bakanlığımızın faaliyetleri ile ilgili olarak sizlerden gelecek soruları da cevaplayacak şekilde çalışma alanlarımızı ifade etmeye çalışacağım. Tokat ilinde bizim Samsun Bölge Müdürlüğümüz sınırları içerisinde 688 km, 16. Bölge’de 17 km’lik toplamda 705 km’lik bir yolumuz var. Bu yollardan 361 km’si devlet yolu, 327 km’si il yolu. Bunlar Samsun Bölge Müdürlüğü içerisinde. 17 km’lik devlet yolu da Sivas Bölge Müdürlüğü içerisinde. Bu devlet yollarından 92 km’si sıcak asfalt olarak yapılmış. Türkiye genelindeki sıcak asfalt oranına vurduğumuz zaman bu konuda Tokat’ın şanslı olduğunu ifade edebilirim. Ancak bir şeyi de söylemeden geçmek belki Bakanlığım açısından, yapılanlar açısından haksızlık olur. Bu da geçmiş yıllardan 31 aralık 2002 sonu yani 1 Ocak 2003’e kadar Tokat İl sınırları içerisinde Sivas ve Samsun Bölgesi dahil, yapılmış olan bölünmüş yol miktarı 16 km. Bugün kaç km derseniz 135 km. Demek ki 119 km bölünmüş yol 2003’ten sonra yapılmış. Diğer çarpıcı bir özellik ise bizim Türkiye genelinde 31 Aralık 2002 tarihi itibarı ile yalnızca birbiriyle bölünmüş yollarla bağlantılı olan 6 tane vilayetimiz var.
MÜSTEŞAR SOLUK:
“TOKAT-ORDU’YA ÇIKMAMALI MI? ÇIKSIN”
Tokat-Ordu’ya çıkmamalı mı? Çıksın. Tokat’ın Ordu’ya çıkması için de Tokat-Niksar ve Ünye arasındaki güzergahın yapılması lazım. Ünye-Akkuş arasında çalışmalarımız devam ediyor idi. İyileştirme olarak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın talimatlarıyla Türkiye coğrafyasına baktığımızda Doğu-batı arasında haritayı dört dilime ayırmış durumdayız. Ama kuzeyden güneye illerimiz arasında bir bağlantı kuzeyin ya da güneyin üzerinden birbirine ulaşması, yol ulaşımı olmayışı nedeniyle sıkıntılı. Bunun için kuzeyden güneye yine asgari 1 ama hedefimiz 15 güzergahtan yine dediğimi gibi coğrafyanın elverdiği şekilde Ünye-Akkuş-Niksar-Tokat arasını Sayın Bakanımızın talimatı ile kesinlikle bölünmüş yol olarak arkadaşlarımız çıkacakları tek yol ihalesini durdurdular.
“TOKAT’IN ÇEVRE YOLU İNŞALLAH YAPILACAK.
YOKSA BU TOKAT’I HEPTEN ÇILDIRTIR”
Şuanda bölünmüş yol projesinin çalışmalarına başladılar. Demek ki Tokatlı Niksar’a da bölünmüş yol ile ulaşacak. Mesele Niksar’a ulaşmak değil. Niksar’dan Reşadiye üzerinden İran’a kadar, Erbaa üzerinden Edirne ya da diğer illere ulaşabilmenin sağlanması lazım.
Niksar’dan da Ünye’ye Akkuş’a bu güzergahtan Karadeniz’e ulaşmış olacak. Bu güzergahı biz Tokat üzerinden Sivas Yıldızeli, Bedirli’den de güneye irdirmiş olacağız. Böylelikle kuzeyden güneye inen bölünmüş bir yolla Tokat’ın çevre yolu inşallah yapılacak. Yoksa bu Tokat’ı hepten çıldırtır. Hepten İstanbul trafiğine döner. Tokat’ı kuzeyden güneye de bağlamış olacağız.”
“ERBAA- GÖKDERE KARAYOLLARI AÇISINDAN GEREKSİZ”
Diğer taraftan Eski Bakanımız Dr. Reşat Doğru’nun bir talebi vardı. Erbaa- Gökdere, buranın ağa alınması ile ilgili bir talebi vardı. Biz konuyu arkadaşlarımızla incelettik. Bu karayolları açısından, bizim açımızdan hem ekonomik değil, hem de gereksiz olduğu kararına vardık. Dolayısıyla o hususta fazla bir şey yapamayacağımızı ifade etmek isterim.
Diğer taraftan yine Sayın vekillerimizden Orhan Ziya Diren vekilimizin bir talebi vardı. Artova –Zile yolunun da Valilikle görüştüklerini asfaltlama işlerinin grup köylerinden KÖYDES üzerinden olmadığını biz de ricada bunuyoruz. Bu konuyu değerlendirirlerse kurallar ve kaideler içerisinde. Yönetmelik ve tüzüklerimizin bizi zorlamayacağı kırmızı çizgilere bizi itmeyeceği kayıt ve şartıyla elimizden gelen yardımı veririz, oranın asfaltlanmasına yardımcı oluruz. Karayolları ağına alınma talebi var. Bunu arkadaşlarımızı inceleyecek. Harita üzerinden bakıldığında çok da mantıksız gibi değil. Olabilir. A3 ya da A2 standartında burayı da Artova_Göztepe ve Zile bağlantısını ve buranın grup yollarının olduğunu ifade etmiştik. Onu da bağlarız diye düşünüyoruz. Tokat –Sivas bağlantısında da Kızıliniş’i çözdüğümüz zaman Çamlıbel – Sivas istikametini. Orası bölünmüş yoldur. Bir şeridimiz asfaltlandı. Sıcak asfalt yapıldı. Bu yıl da ikinci şeridimiz yapılacak. Dolayısıyla Tokat fevkalade iyi şartlarda kullanım lüksü olan yollarla komşu illerine bağlanmış olacak. Bu 2018 yılında. Artık 64. ilimiz mi olur; yoksa Tokat’tan evvel devreye giren il olur mu onu bilemiyorum.
“DAHA ÖNCEKİ MÜTEAHHİT ARKADAŞLARLA ÇALIŞMA VE
VERİMLİLİK AÇISINDAN SULARIMIZ BARIŞIK AKMADI”
Diğer bir sıkıntı yolumuz bizim Tokat Çevreyolu. Gerçekten Tokat’ın içinden çıkmak trafikte adeta bir işkence durumunda. Sayın vekillerimin özellikle üstünde durdukları konu. Aslında bizim hedefimiz 2010 yılı Ağustos ayı idi. Ama daha önceki müteahhit arkadaşlarla çalışma ve verimlilik açısından sularımız barışık akmadı. Neticede devir söz konusu oldu. Bu sefer karşımıza Tokatlı hemşehrilerimizin ikamet ettiği alanda kamulaştırma çıktı. Kamulaştırmada belirli bir yola noktaya gelemeyince Genel Müdürlüğümüz proje değişikliğine gitti. Şu anda kamulaştırma ile ilgili bir sıkıntı noktamızı kalmadı. Biz bu yolu 2010 yılının Ekim ayının ilk yarısında itiyoruz. Ödeneğim yoktu, param azdı, o ödeneğe karşı bu iş yapılır mı diye bir şeyi kesinlikle kabul etmiyoruz.
“KUZEY PETEK BİZİM İÇİN OLMAZSA OLMAZ”
Kuzey petek bizim için olmazsa olmaz, doğudan batıya ana omurga dediğimiz yolumuz var. Bu yolumuzu iki noktada şu anda sıkıntılıyız. Bir tanesi Reşadiye-Koyulhisar arası il sınırı. Diğer Erzincan il sınırı içinde Sansaboğazı. Erzurum istikametine giderken. Sansaboğazında belirli bir noktaya geldik: Reşadiye’ye ihaleyi alan arkadaşımızın da umut ediyorum 8-10 güne kadar sözleşmesini imzalayacak. O arkadaşımızdan da kesinlikle az kaldı kelimesini duymak istemiyoruz.
Diğer bir sıkıntılı noktamız Tokat-Almus. Burada heyelanlı bölgemiz var. Sayın Bakanımızın talimatları üzerine bölge müdürlüğümüz orda çalışmalarını başlatmış Bu heyelanlı bölge ile ilgili sıkıntı bitmek üzere. Orda da sıkıntımız kalmayacak.
Havaalanı ile ilgili Boro Jet şuanda sahip olmuş olduğu hava tahsil ruhsatını bakanlığımıza müracaat ederek, havacılık ruhsatına dönüştürülmesi için bir takım talepte bunmuştur. Bu firma üç adet ATR 72 tapi uçak ile bölgesel yolcu taşımacılığı yapacağı ile ilgili hat ruhsatının havacılık taşıma ruhsatına dönüştürülmesi ile ilgili bakanlığımıza müracaat etti. Bizim bakanlıkta sivil havacılık genel müdürlüğümüz bu müracaatı inceledi. Talebin uygun olduğunu gördüler. Dolayısıyla firmaya havacılık taşıma ruhsatı ile ilgili izin belgesini 22 Ocak 2010 yılında uygun raporla Bakanlığa ilettiler. 4 Şubat 2010 tarihinde ön izin belgesini verdik. Asıl havacılık ruhsatı ile ilgili işlemlerine başladı. Umarız ki bunun nisan ayı gibi neticelendirildiğinde uçağının bir tanesi gelmiş hangarda boya işleri bitmiş. İkinci uçağın da bugün yarın geleceğini Havacılık Genel Müdürlüğümüzden öğrendik. Bu firmamız Zonguldak, Çaycuma, Sinop’a Antalya Gazipaşa’ya, Tokat’a uçuşlar yapacağı ile ilgili talepleri var. İstanbul Sabiha Gökçen olacak. Atatürk’te çok yolcu var. Burada bir sıkıntımız yok. Ön izin demek bu firmanın uçuşlara başlayacağı anlamına gelmesin. Sakın yanlış anlaşılmasın. Ön izin alıp ön izinde yapılması gereken belgelerini toparlaması, hazırlaması için kendisine verilen bir süre vardır. Kullanacağı süredir. Şayet bu firmamızın uçuşu gerçekleşmediğinde THY’mızın Anadolu jet veya diğer firmalardan uygun olan uçak gövdesi uygun olan firmalardan Tokatlı can dostlarımızı inşallah bunu sağlayacağız. Tokat’ta malumunuz olduğu gibi 95’te yapılmış. 2002 yılında bakanlar kurulu kararı ile Sinop, Zonguldak, Çaycuma, Tokat gibi, Balıkesir merkez havaalanlarının uçuşları durdurulmuştur. 2006 yılında biz bunları tekrar uçuşa açtık. GR J 900 tipi uçakların rahatlıkla inip kalması ile ilgili yaklaşık Tokat havaalanı 2007 yılı içinde 6 küsur milyon, 2009 yılı sonu itibarili ile 10 milyon TL masraf ettik. Pistin AO4 tipinin 50 metre 22 pistinin de 200 metre uzatılarak fevkalade standartlara değiştirilmiştir.
1 Ocak 1998’den 31 Aralık 2002 sonuna kadar Tokat’a karayollarında yapılan yatırımın toplam miktarı, bugünkü 2010 yılı parası karşılığında 19 milyon Türk Lirası. 1 Ocak 2003’ten 31 Aralık 2008’e kadar karayollarının harcadığı para ise 128 Milyon Türk Lirası. Karayolları, Ulaştırma Bakanlığına 31 Ağustos 2007 tarihinde geçti. Bu 2008’deki 128 milyon içerisindeki payın büyük bir kesimi 2008 e aittir. 2009’la ilgili ise biz artık hizmetle ilgili görevimizi yerine getirirken yaptığımız hizmetlerin tamamı ölçülebilen hizmetlerdir. Ölçebiliyoruz. Neyi yapıp neyi yapamadığımızı da bakanlık olarak net görüyoruz. Ancak, bizim buradaki beklentimiz, bizim görmemizden ziyade, kamuoyu bizi nasıl görüyor onu bilmektir. Bunlarla ilgili de zaman zaman iyi sinyaller alıyoruz. Asıl 2009 yılında ise, Tokat İlinde, Ulaştırma Bakanlığı ile alakalı olarak 1 Ocak 2009 ile 31 Aralık 2009 arasında 75 milyon lira para harcadık.
Karayolları bize geldiğindeki dev bir kuruluştur karayolları, nitekim bünyesinde 64 bin kilometre yol var. Buralara ulaşmak ve geçit vermeyen dağları aşmak, yol yapmak kolay değil. Hatta 1940’lı yıllarda bir şair, değişik şehirlerde çalıştıklarında ya da okuduklarında, bayramlarda evlerine dönebilmek için yolları kat ederek evlerine döndüklerinde, dağlardaki bu ulaşımdaki sıkıntıyı öyle bir dile getirmişler ki, artık canlarından bezmişler. Bende bir keresinde trenle 58 saati bulan bir yolculuk yağmıştım. Şair şöyle demiş; “kesti yolumu taş yürekli dağlar” demiş. Ama bugün o taş yürekli dağlar yol olmuş, yol olmakla da kalmamış artık denizlerin altı da ülkemizde yol olmaya başladı.
Bu arada Turhal Belediye Başkanı’ndan da bir ricam var. Bölge müdürümüzle de anlaşmışlar. Müdürümüz üzerine düşeni yapıp o mezbereliği temizleyip yolunu bitirmiş. Ancak orta refüjlerde düzenlenmesi gereken yerler var. Bazı ağaçların da kökleri dışarıda… Bölge müdürümüzde yapabileceği elinden gelen yardımı yapsın. Turhal’da böylelikle o kötü görünümden kurtulup güzelleşsin. Ben tekrar tekrar Sayın Milletvekili Dr Şükrü Ayalan’a buraya beni getirdiği için, gelmem vesile olduğu için tekrar tekrar, sizler ve Tokatlıların huzurunda teşekkür ediyorum.”
BASIN MENSUPLARININ
SORUSUNA CEVABI
Müsteşar Habib Soluk’un bir muhabirden gelen soruya verdiği cevap ise şöyle oldu; “Yapılan işler gerek Türk Hava Yolları (THK) olsun, gerek Bora Jet olsun, gerek başkası olsun tamamen ticari kuruluşlardır, özel şirketlerdir ve kazanmadığı yerlere gitmezler. Bir Tokat Havaalanı için veya Sivas Havaalanı için kimse uçak satın almaz. Masrafını karşılayıp, kendisine bir takım kârlar sağlayabileceği ortamı bulduğu zaman buna devam edecektir. Atlas Jet uçaklarını satmamış olsaydı Tokat Havaalanı kârlı bir hava alanıydı ve devam edecekti. Burada şuanda THY’nin de pervaneli, ufak gövdeli uçak siparişleri var. Birçok havaalanımızın buna ihtiyacı var. Gazipaşa’nın var, Zonguldak’ın var, Sinop’un var, buranın var… Zaten Tokat Havaalanına yatırımlar da devam ediyor. Kullanılmayacak bir yere kamunun parasını harcayacak kadar ihanet içerisinde olmamız bahis konusu olamaz. Bugün itibari ile Tokat Havaalanına 2006 yılı itibariyle harcadığımız rakam 10 milyon liradır. Bu parayı boşuna harcamış olmamız söz konusu değildir. Ancak şuandaki uçak filosu, gerek THY gerekse özel sektör elindeki uçak filolarında büyük gövdeli uçaklar olduğu için sıkıntılar var. THY’nin de ufak gövdeli uçaklar alacağı yönünde çalışmalar var. Bu sıkıntılar giderilecektir.
Sivas Havaalanı ve Merzifon Havaalanı’na gelince, bürokraside biz varız, devlet havaalanları biziz, sivil havacılık biziz, müsteşarlık bizim, ben de Sivaslıyım… Dolayısıyla Sivas’ta sefer sayıları düşmesin diye, Tokat Havaalanına almak gibi bir edepsizlik olması söz konusu bile olamaz. Böyle bir düşüncemiz bahis konusu değildir. Bizim insanımızın ayağına hizmeti götürmekten başka hiçbir düşünce ve hedefimiz yoktur. Türkiye hakikaten büyük mesafeler kat etmiştir. Şunu size bütün samimiyetimle söyleyeyim, biz ilkokula giderken havada uçak olduğundan bile emin olmadığımız şeyler için ‘tayyare askerdeki abime selam söyle” diye el sallıyorduk. Şimdi ise hepimiz bu uçaklara binebiliyoruz şükürler olsun. Türkiye’de 2004 yılında 40 milyon olan uçak yolcusu bugün 80 milyonun üzerindedir ve bu hizmetten hiç kimseyi mahrum bırakmaya kimsenin de hakkı yoktur. Biz Ulaştırma Bakanlığı olarak 3 şeye aşığız. İşimize, aşımıza, eşimize… Altyapı yatırımları bizim öncelikli işimiz olduğu için bu yolda hiçbir art niyetimiz olmadan yapacağız. Bu soruya en güzel cevabı verdim diye düşünüyordum; ben olsam bu soruyu sormazdım.”
|