Perşembe, 09 Eylül 2010
Home

PLATFORM DAĞILIYOR MU? PDF Yazdır ePosta
HÜSEYİN KÖMÜR tarafından yazıldı   
Salı, 09 Mart 2010 19:44
altTESOB Başkanı Mehmet Bekçi, Güçbirliği Platformu'na siyaset karıştığını ifade ederek platformdan ayrılma kararı aldıklarını ilan etti. Bu ilanla birlikte Güçbirliği Platformunda ciddi bir kan kaybı yaşandı. Tokat Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Mehmet Bekçi, Güçbirliği Platformu’ndan ayrıldıklarını, Tokat Haber Gazetesi’nin sponsorluğu ile Kanal 60 TV’de Cumartesi Günleri yayınlanan “Sert Ünsüzler” isimli programa katılarak ilan etmişti. Canlı telefon bağlantısı ile Platformdan ayrıldıklarını Tokatlılarla paylaşan Bekçi’yi dün ziyaret eden haber merkezi çalışanlarımız, konuyla ilgili ayrıntılı bilgiler aldı. Kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamayı da unutmayan Tokat Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği(TESOB) Başkanı Mehmet Bekçi’nin, gündeme bomba gibi düşen Platformdan ayrıldıklarına dair açıklamaları sonrasında, sadece Tokat Haber’e aktardığı konuyla ilgili düşünceleri şöyle oldu; TOKAT NÜFUSUNUN YARISINI TEMSİL EDİYORUZ “Önceki hafta Çarşamba günü yaptığım açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yapılan ziyarette TESOB’un olmayışını, herhangi bir program aksaklığından kaynaklanan bir durum olarak değerlendirmiştik. Tabi bunu kesinlikle bir nefs mücadelesi yapmadığımızı da söylemiştik. Zaten yapmadık ta… Ama bu işi Mehmet Bekçi olarak değil de, kurumsal bir yapı olarak düşündüğümüz zamanda, Oda Başkanları ve Yönetimlerimizle bir araya geldik ve bu işin durum değerlendirmesini yaptık. Bu durum değerlendirmesi çerçevesinde 32 tane Oda Başkanımla görüşme yaptım. Bu durum değerlendirme içerisinde, Tokat’ın en büyük sivil toplum örgütü olduğumuzu, her ilçede, her beldede, her köyde organize olduğumuzu yani en ücra köşelerde bile var olan büyük bir camia olduğumuzu dile getirdik. Birliğimizin resmi olarak 50 bin üyeye sahip olduğunu, yanlarında çalışan işçiler ve esnaf aileleri ile birlikte neredeyse Tokat Nüfusunun yarısı gibi büyük bir rakamın temsilcisi olduğumuzu bu görüşmede yineledik. YOK SAYILDIK Güçbirliği Platformu’nun bir üyesi olarak Cumhurbaşkanına yapılan ziyarette neden biz olmayalım sorusunu da sorduk. Tokat’la ilgili meselelerin gündeme geleceği bu görüşmede, niye biz orada değildik diye sorguladık. Bundan önceki günlerde bu olaya da fazla tepki göstermemiştik. Ama sonradan aldığımız bazı telefonlar ve bizlere yapılan ziyaretlerde dile getirenleri duyduktan sonra bu ihtiyacı hissettik. Bize; “Siz niye yoksunuz? Davet edilmişsiniz ama gitmemişsiniz” gibi şeyler söylendi. Gerçekten davet edilmediğimiz halde, sanki davet edilmişiz de davete icabet etmemişiz gibi bir hava estirilmeye çalışıldı. Bu da bizi ziyadesiyle rahatsız etti. Çünkü davete icabet sünnettir. Hele ki bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Cumhuriyetimizin Başkanı ise ki bizim Cumhurbaşkanımızın davetine kayıtsız kalmamızın mümkünü yoktur. Ama kamuoyunu yanlış bilgilendirilmesi, bu işi organize eden Sayın Ayalan’ın bir takım yerlerde çok değişik kelimeler kullanmak sureti ile bizim gitmediğimizi veyahut ta; “Böyle bir insanı mı davet edecektim?” gibi kelimeler kullanması bizi de kurumumuzu da son derece rahatsız etmiştir. Bundan dolayı da Güçbirliği Platformunda bugüne dek verimli bir şekilde çalışmalar yapan TESOB olarak ayrılma kararı aldık çünkü yok sayıldık. Platform içindeki diğer üyelerimizin tamamının da gerçekten çok değerli ve Tokat için yüreği çarpan, ellerini taşın altına koyabilecek nitelikte olan arkadaşlarımız olduğunu söylemek istiyorum. AYALAN’IN SÖYLEMLERİ BİZİ RENCİDE ETMİŞTİR Çarşamba Günü’nden sonra Sayın Ayalan’ın bir esnaf arkadaşımıza yaptığı ziyarette sarf ettiği “Böyle bir insanı mı davet edecektim?” bizleri ciddi anlamda rencide etmiştir. Şunu da söylemek istiyorum ki, çoğunluğun seçmiş olduğu Başbakan ve Cumhurbaşkanı, herkesin Başbakanı ve Cumhurbaşkanıdır. Esnaf Sanatkarların da Cumhurbaşkanıdır, Mehmet Bekçi’nin de Cumhurbaşkanıdır. Yani bizim olumsuz tenkitleri yapamayacağımızı, böyle bir hakkımızın olmadığını çok iyi bilmekteyiz. Ama yapmış olduğu hatadan ya da TESOB’un çağrılmamasından dolayı kamuoyunda görülen tepkilerden dolayı, savunma makinesi içerisinde sarf edilen bir takım sözler bizi ciddi anlamda yaralamıştır. İşte bu yüzden, arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz istişare sonrasında, madem bizler yok sayılıyoruz, madem bizlerin varlığı birilerini rahatsız ediyor; o zaman bizle hiç kimseye, hele hele Güçbirliği Platformu’na zarar vermeye hakkımız olmadığını düşünerek bu kararı aldık. Bundan dolayı da Cuma günü itibari ile ayrıldık. PLATFORM SİYASALLAŞMIŞTIR Elbette ki Güçbirliği Platformu Tokat için güzel duygularla başlamış, olumlu sorunları ön plana getirmiş, gerek havayolu, gerek çevreyolu ve gerekse diğer meseleleri kamuoyu ile paylaşıp, ilgili bürokratlarla, kurum ve kuruluşlarla bunları görüşmüştür. Yani gerçekten gücünü hissettirmiş bir kurumdur. Ama üzülerek söylemek istiyorum ki siyasallaşmıştır. Siyasi olarak yani birilerinin etkisi altında hareket etme mecburiyeti altında kaldıklarını hissettirmiştir ve bu da bizi rahatsız etmiştir. Burası siyasi bir kuruluş değildir. Bu kuruluşun içerisinde her türlü siyasi görüşe sahip insanlar vardır. Denilebilir ki, Erbaa ve Niksar Belediyelerini de çağırdık, onların farklı siyasi görüşleri de var denilebilir. Elbette ki Tokat’ın en büyük ilçelerinin başkanları çağrılacaktır. Elbette ki Tokat’ta Ticaret Odası’nı Ticaret Borsası’nı çağıracaksın. Elbette ki ilçelerdeki Ticaret Odalarını Ticaret Borsalarını çağıracaksın. Ama biz burada bir taneyiz. Tokat’ta TESOB tektir. İlçe ve köyler dâhil esnafın temsilciliğini yapan tek kuruluştur. Bize kayıtlı olmayan üyelere kredi bile kullandıramayan bir kuruluş sadece siyasi görüşünden dolayı çağrılabiliyor da, bu kuruluşların üst kuruluşu niteliğinde olan Çatı Kuruluşu olan TESOB’un neden çağrılmamış olması son derece anlamlıdır. DÜNKÜ ÇOCUK DEĞİLİZ! Sayın Ayalan’ın Güçbirliği Platformu adına aldığı randevuya katılacak olan isimleri Güçbirliği Platformu Başkanı ve Sekretaryası belirlemeliydi. Biz bu kurulun üyesiyiz. Dünkü çocukta değiliz. Hepimiz 45 ila 50 yaşlarındayız. Tokat’ta kimin nasıl düşündüğünü bilebilecek anlayabilecek bir yaştayız. Şükrü Ayalan’ın, Mehmet Bekçi’yi istememesi, Mehmet Bekçi için bir şereftir. Ben öyle gördüm. Neden diye soracak olursanız, biz bu memlekete zarar verecek bir şey yapmadık. Kendilerinin yedi yıllık iktidarları içerisinde bu memlekete maalesef övünerek söyledikleri Devlet Hastane’sinden başka yaptıkları herhangi bir şey yoktur. Hastanelerinden başka yapmış oldukları bir hizmet yapmışlarsa, bir çivi çakmışlarsa bu memlekete, gelsinler Mehmet Bekçi’nin alnına da çaksınlar. Siyasi Partilerinin İl Başkanları dahil olmak üzere, onlarla birlikte görüşmeye her zaman hazırım. Ama işin siyasallaşmasından daha ziyade, bu memleketin birileri tarafından siyasi manevra alanı gibi görülerek kendisini ön plana çıkarmak sureti ile gündemde kalma gayretinden başka bir çalışma yok Tokat’ta. TEKEL gitti, Şeker Fabrikası özelleşti, Organize Sanayi’de hiçbir şey yok, millet işsizlikten kırılıyor, esnaf ve sanatkar siftahsız dükkan kapatıyor, emekli mahzun ve aldığı para kirasına yetmiyor, dulun yetimin hali içler acısı, devlet memuru için hayat standardı yok, çiftçi ise zaten tükendi. Tarım ekonomisine dayalı bir şehir olan Tokat’ta tarımda bir şey olmadığı zaman esnafta bir şeyin olması mümkün mü? Göçlerle, fakirlikle, işsizlikle Türkiye’nin en gerilerinde kalan illerinin arasındayız. Devlet İstatistik Enstitülerinin verilerine göre, devletten alınan yatırım payı da, katkı payı da en az seviyede, 71. sıradayız. Vatanını, milletini, bayrağını seven; devletinin yanında yer alan, asi olmayan Tokat’ın; Türkiye’nin diğer yerlerinde ki insanlar olarak hakları ve hukukları yok mu? Onların da bu devletten bu hükümetten bir şeyler istemek hakları ve hukukları değil mi? BU KARAR 35 ODA BAŞKANI ve 80 YÖNETİCİ İLE ALINDI Biz TESOB olarak 35 odamız ve 80 yöneticimizle beraber, her ay Tokat meselelerini gündeme getirmek suretiyle, ilçelerdeki köylerdeki görülmeyen meselelere kadar bir rapor halinde ilgililere iletmeye çalışacağız. Yine bizlerle birlikte bu oluşum içerisinde yer almayı isteyen çok değerli arkadaşlarımız var. Onları da bu eksen içerisine davet etmek sureti ile hak, hukuk ve adaletle; siyasal yapıdan uzak tutarak Tokat’ın meselelerini, kamuoyuna ve ilgililere aktarmaya çalışcağız. Kesinlikle nefsi bir durum söz konusu değil, tamamıyla bir camianın yok sayılmasından kaynaklanan alınmış ortak bir karardır.”